| 1 |
Bakara |
49 |
● Sizi firavun hanedanından kurtardığımızı da hatırlayın. Hani, onlar size azabın en çirkiniyle kötülük ediyorlardı: Erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınıza hayasızca davranıyorlar/kadınlarınızın rahimlerini yokluyorlar/kadınlarınızı hayata salıyorlardı. İşte bunda sizin için, Rabbinizden gelen büyük bir ıstırap ve imtihan vardı.  |
| 2 |
Bakara |
50 |
● Hani, önünüzde denizi yarmıştık da sizi kurtarmış, firavun hanedanını boğmuştuk. Siz de bunu bakıp görüyordunuz.  |
| 3 |
Âl-i İmrân |
11 |
● Tıpkı firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Ayetlerimizi yalanlamışlardı da Allah, onları günahları yüzünden yakalamıştı. Allah, cezayı çok şiddetli vermektedir.  |
| 4 |
A'râf |
103 |
● Onların ardından Mûsa'yı, ayetlerimizle firavun'a ve kodamanlarına gönderdik de ayetlerimiz karşısında zulme saptılar. Bir bak, nasıl olmuştur bozguncuların sonu!  |
| 5 |
A'râf |
104 |
● Mûsa dedi ki: "Ey firavun! Kuşkun olmasın ki ben, âlemlerin Rabbi'nin bir resulüyüm."  |
| 6 |
A'râf |
106 |
● firavun dedi: "Bir mucize getirdinse, doğru sözlülerden isen onu ortaya çıkar!"  |
| 7 |
A'râf |
109 |
● firavun toplumunun kodamanları şöyle konuştular: "Bu adam gerçekten çok bilgili bir büyücü."  |
| 8 |
A'râf |
113 |
● Büyücüler firavun'a gelip dediler ki: "Eğer galip gelen biz olursak bize iyi bir ödül var mı?"  |
| 9 |
A'râf |
123 |
● firavun dedi ki: "Demek ben size izin vermeden ona inandınız ha! Bu, şehirde tezgâhladığınız bir tuzaktır ki, bununla şehir halkını oradan çıkarmak peşindesiniz. Yakında anlarsınız."  |
| 10 |
A'râf |
127 |
● firavun kavminin kodamanları dediler ki: "Mûsa'yı ve toplumunu, yeryüzünü fesada verip seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakıyorsun?" Dedi ki firavun: "Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını diri bırakacağız/kadınlarının rahimlerini yoklayıp çocuk alacağız/kadınlarına utanç duyulacak şeyler yapacağız. Üstlerine sürekli kahır yağdıracağız."  |