| 1 |
Nisâ |
163 |
● Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğmiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.  |
| 2 |
En'âm |
86 |
● İsmail'i, Elyasa'yı, yunus'u ve Lut'u da (hidayete eriştirdik). Onların hepsini alemlere üstün kıldık.  |
| 3 |
Yûnus |
98 |
● Ama [azab geldiği sırada] inanıp inancı kendisine yarar sağlamış -yunus kavminin dışında- bir ülke olsaydı ya! Onlar inandıkları zaman dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.  |
| 4 |
Enbiyâ |
87 |
● Balık sahibi (yunus'u da); hani o, kızmış vaziyette gitmişti ki; bundan dolayı kendisini sıkıntıya düşürmeyeceğimizi / sıkıştırmayacağımızı / ele geçirmeyeceğimizi sanmıştı. (Balığın karnındaki) Karanlıklar içinde: "Senden başka tanrı yoktur, sen yücesin, gerçekten ben zulmedenlerden oldum" diye çağrıda bulunmuştu.  |
| 5 |
Sâffât |
139 |
● Şüphesiz yunus da gönderilmiş (elçi)lerdendi.  |
| 6 |
Kalem |
48 |
● Şimdi sen, rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (yunus) gibi olma; hani o, içi kahır dolu olarak (rabbine) çağrıda bulunmuştu.  |