Islamiyet.org - İslamiyet.org - İslamiyet - Islamiyet - islam - ıslam | Dünyanın en kutsal bilgi kaynağı KURAN SİTESİ !  
Yaradan Râbbinin adıyla OKU !
  ENGLISH Kuran Meallerinde KELİME Arama:   ARA
Hicri Takvimde Bugün : 17 Rebiü'l-Evvel 143310 Şubat 2012 12:38
Çerçeveyi Daralt - Genişlet Çerçeveyi Daralt - Genişlet
Kuranda AramaK U R A N   M E A L İ : « Diyanet Vakfı »

ARANAN KELİME : « bulut »

Toplam : 18 ayet - Sayfa : 1 / 2

#SûreNosuÂyet
1 Bakara 57 Ve sizi bulutla gölgeledik, size kudret helvası ve bıldırcın gönderdik ve «Verdiğimiz güzel nimetlerden yeyiniz» (dedik). Hakikatta onlar bize değil sadece kendilerine kötülük ediyorlardı. Bakara Sûresi 57.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
2 Bakara 164 Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirip de ölü haldeki toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için (Allah'ın varlığını ve birliğini isbatlayan) birçok deliller vardır. Bakara Sûresi 164.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
3 Bakara 210 Onlar, ille de buluttan gölgeler içinde Allah'ın ve meleklerinin gelmesini mi beklerler? Halbuki iş bitirilmiştir. (Allah nizamı artık değişmez.) Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür. Bakara Sûresi 210.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
4 A'râf 57 Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O'dur. Sonunda onlar (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu ölü bir memlekete sevkederiz. Orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Her halde bundan ibret alırsınız. A
5 A'râf 160 Biz İsrailoğullarını oymaklar halinde oniki kabileye ayırdık. Kavmi kendisinden su isteyince, Musa'ya, «Asanı taşa vur!» diye vahyettik. Derhal ondan oniki pınar fışkırdı. Her kabile içeceği yeri belledi. Sonra üzerlerine bulutla gölge yaptık, onlara kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik. (Onlara dedik ki) «Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yeyin.» Ama onlar (emirlerimizi dinlememekle) bize değil kendilerine zulmediyorlardı. A
6 Ra'd 12 O, size korku ve ümit içinde şimşeği gösteren ve (yağmur dolu) ağır bulutları meydana getirendir. Ra
7 Nûr 40 Yahut (o kâfirlerin duygu, düşünce ve davranışları) engin bir denizdeki yoğun karanlıklar gibidir; (öyle bir deniz) ki, onu dalga üstüne dalga kaplıyor; üstünde de bulut... Birbiri üstüne karanlıklar... İnsan, elini çıkarıp uzatsa, neredeyse onu dahi göremez. Bir kimseye Allah nûr vermemişse, artık o kimsenin aydınlıktan nasibi yoktur. Nûr Sûresi 40.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
8 Nûr 43 Görmez misin ki Allah bir takım bulutları (çıkarıp) sürüyor; sonra onları bir araya getirip üstüste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasından yağmur çıkıyor. O, gökten, oradaki dağlardan (dağlar büyüklüğünde bulutlardan) dolu indirir. Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar; (bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır! Nûr Sûresi 43.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
9 Furkân 25 O gün gökyüzü beyaz bulutlar ile yarılacak ve melekler bölük bölük indirileceklerdir. Furkân Sûresi 25.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
10 Neml 88 Sen dağları görürsün de, onları yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutların yürümesi gibi yürümektedirler. (Bu,) her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır. Neml Sûresi 88.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız


S A Y F A  : 1 / 2

 1  2
Çerçeveyi Daralt - GenişletÇerçeveyi Daralt - Genişlet

Ana Sayfaya Dönüş    Arama Sonucu Meallere Dönüş    Bir Önceki Sayfaya Dönüş
  English Site
[ Ana Sayfa ]   [ oku ]   [ karsilastir ]   [ izle ]   [ e-kitap ]   [ istatistikler ]   [ ziyaretci defteri ]   [ siteyle ilgili iletisim ]
[ esma-ul husna ]   [ hadis-i serifler ]


Tasarım & Yayınlama :   Ünal Tabak
1998 - 2013 © KORPUT İnternet Bilişim Danışmanlık ve İnsan Kaynakları Ltd. Şti. || Bize Ulaşın