| 1 |
Bakara |
23 |
● Eğer kulumuza (Hz. Muhammed aleyhisselâma) indirdiğimiz Kur'an'dan şüphede iseniz, haydi siz de onun benzerinden (fesahat ve belâgatta ona eş) bir sûre getirin ve Allah'dan başka şâhidlerinizi (putlarınızı, şair ve âlimlerinizi) de yardıma çağırın; şâyed (Bu beşer kelâmıdır) sözünde sadık (doğru söyleyen) kimseler iseniz...  |
| 2 |
Bakara |
24 |
● Bunu yapamazsanız (bir sûreye eş getiremezseniz) -ki hiç bir zaman yapamayacaksınız -artık o ateşten sakının ki, onun tutuşturucu odunu (kâfir) insanlarla taşlardır. O (ateş) kâfirler için hazırlanmıştır.  |
| 3 |
Bakara |
26 |
● Muhakkak ki Allah, sivri sinek ve ondan büyüğü ile hakkı açıklamak için misâl getirmeyi terk etmez. Artık iman edenler, bunun (misâlin) Rablerinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Amma kâfirler: ?- Allah bu misâl ile ne murâd etmiştir?? derler. Cenâb'ı Allah o misalle, bir çoğunu şaşırtıp saptırır ve yine onunla bir çoğunu yola, hidâyete eriştirir ve onunla ancak fâsıkları şaşırtır. (Bu, kâfirlerin tekzîbi ve müminlerin iman etmeleri sebebiyle olur.)  |
| 4 |
Bakara |
30 |
● (Ey Habîbim), o vaktı hatırla ki, Rabbin Meleklere: ?-Ben yer yüzünde (hükümlerimi yerine getirecek) bir halife (bir insan) yaratacağım.? demişti. Melekler de: ?- Biz seni hamdinle tesbih ve noksanlıklardan tenzih etmekte olduğumuz halde, orada fesad çıkaracak ve kanlar dökecek kimse mi yaratacaksın?? demişlerdi. Allah: ?-Ben, sizin bilemiyeceğiniz şeyleri bilirim.? buyurdu.  |
| 5 |
Bakara |
71 |
● Mûsâ dedi ki, Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: ?- bir sığırdır ki, ne çifte koşulur, tarla sürer, ne de ekin sular; ayıbsız ve salmadır. Alaca değildir. İsrâil Oğulları: ?- İşte şimdi, ineğin vasıfını doğru ve tastamam getirdin.? dediler. Bunun üzerine o ineği (bulub) boğazladılar ki, az kalsın bunu yapamıyacaklardı.  |
| 6 |
Bakara |
76 |
● Yahûdilerin münafıkları; müminlerle karşılaştıkları zaman; ?- Biz de sizin gibi müminleriz? derlerdi. Birbirleriyle tenhada başbaşa kaldıkları vakit, ileri gelen Yahûdiler, münafıklara:?- Allah'ın size beyan buyurduğu (Rasûlüllah'a ait Tevrat'daki vasıfları), müminler, Rabbiniz katında aleyhinize delil getirsinler diye mi onlara söyleyip duruyorsunuz? buna aklınız ermiyor mu? derlerdi.  |
| 7 |
Bakara |
106 |
● Biz, bir âyetin hükmünü diğer bir âyetle değiştirirsek veya unutturursak (geri bırakırsak) ondan daha hayırlısını yahud onun benzerini getiririz. Cenâb'ı Allah'ın her şeye kâdir olduğunu bilmedin mi?  |
| 8 |
Bakara |
111 |
● Yahûdi'ler, ?-Cennet'e ancak yâhudi olanlar girer? ve hristiyanlar da, yine: ?-cennet'e ancak hristiyan olanlar girer? dediler. Bu, onların kuruntularıdır. Ey Habibim, onlara söyle ?- Eğer bu davânızda sâdık kimselerseniz delilinizi getirin.  |
| 9 |
Bakara |
118 |
● Müşriklerin ve kitap ehlinin cahilleri: ?- Allah, bize senin hak peygamber olduğunu söyleyeydi, yahud sen bize bir alâmet getireydin ya? dediler. Bunlardan önce Yahûdî ve Hristiyanlar da tıpkı bunlar gibi (peygamberlerine: ?-Bize Allah'ı aşikâr göster ve gökten sofra indir.?) söylemişlerdi. Küfür ve inadda kalbleri birbirine benzemiştir. Biz hakikatı anlayanlara mûcizeleri apaçık gösterdik.  |
| 10 |
Bakara |
124 |
● Hatırlayın ki bir vakıt Hz. İbrahim'i, Rabbi bir takım kelimelerle (emir ve yasaklarla) imtihan etti. Hz. İbrahim o kelimeleri tamamen yerine getirdi. Allah: ?- Ben, seni, insanlara (dinde önder) imam yapacağım ( tâ ki, din işlerinde sana uysunlar).? buyurdu. Hazreti İbrahim: ?- Benim zürriyetimi de imam yap.? diye yalvardı. Allah: ?- Senin zürriyetinden olan zâlimler benim imâmetime nâil olamaz.? buyurdu.  |