| 1 |
Âl-i İmrân |
11 |
● O kâfirlerin Râsûlüllah'ı tekzipleri, tıpkı firavun hânedânının ve onlardan öncekilerin tutumu gibidir. Onlar, bizim âyetlerimizi yalanladılar da Allah, yaptıkları günahlar sebebiyle kendilerini enseledi. Allah'ın azâbı çok şiddetlidir.  |
| 2 |
A'râf |
103 |
● Sonra onların arkasından mûcizelerimizle Mûsa'yı firavun'a ve topluluğuna gönderdik. Sonra o mûcizeleri inkâr edip kendilerine zulmettiler. Bak ki, o fesad çıkaranların âkıbeti nasıl oldu?  |
| 3 |
A'râf |
104 |
● Mûsa, şöyle dedi: ?- Ey firavun! Ben, âlemlerin Rabbi tarafından (sana) gönderilen bir Peygamberim.  |
| 4 |
A'râf |
106 |
● (firavun, Mûsa'ya şöyle) dedi: ?- Eğer sen mû'cize getirdiysen ve sadık kimselerden isen onu (getir) göster.?  |
| 5 |
A'râf |
109 |
● firavun'un kavminden başta gelenler dedi ki: ?- Muhakkak bu, çok bilgiç bir sihirbazdır.  |
| 6 |
A'râf |
110 |
● Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.? firavun da: ?- O halde, ne tedbir düşünüyorsunuz?? dedi.  |
| 7 |
A'râf |
113 |
● Bütün sihirbazlar firavun'a gelip şöyle dediler: ?- Eğer biz üstün gelirsek, muhakkak bize mükâfat vardır, değil mi.?  |
| 8 |
A'râf |
114 |
● firavun: ?- Evet, şüphesiz ki, siz yakınlarımdan olacaksınız.? dedi.  |
| 9 |
A'râf |
123 |
● firavun, onlara şöyle dedi: ?- Ben, size izin vermeden, siz ona iman ettiniz ha! Şüphesiz bu bir hiledir ki, siz onu, şehirde (Mısır'da) anlaşıp kurmuşsunuz; yerli halkı bu şehirden çıkarmak (ve kendiniz yerleşmek) istiyorsunuz. O halde (başınıza ne geleceğini) yakında bilirsiniz.  |
| 10 |
A'râf |
127 |
● firavun'un kavminden başta gelenler, firavun'a şöyle dediler: ?-Mûsa'yı ve kavmini, fesadçılık yapmaları ve Mûsa'nın hem seni, hem de senin tanrılarını terketmesi için mi bu yerde bırakacaksın? ?firavun onlara şöyle cevap verdi: ?- Daha önce onlara yaptığımız gibi, doğacak oğullarını öldürtürüz; yalnız kadınlarını sağ bırakırız (ki bize hizmet etsinler). Elbette yine, biz onların üzerine hâkim ve kahredicileriz.?  |