Islamiyet.org - İslamiyet.org - İslamiyet - Islamiyet - islam - ıslam | Dünyanın en kutsal bilgi kaynağı KURAN SİTESİ !  
Yaradan Râbbinin adıyla OKU !
  ENGLISH Kuran Meallerinde KELİME Arama:   ARA
Hicri Takvimde Bugün : 15 Rebiü'l-Evvel 143308 Şubat 2012 22:54
Çerçeveyi Daralt - Genişlet Çerçeveyi Daralt - Genişlet
Kuranda AramaK U R A N   M E A L İ : « Adem Uğur »

ARANAN KELİME : « zarar »

Toplam : 65 ayet - Sayfa : 1 / 7

#SûreNosuÂyet
1 Bakara 27 Onlar öyle (fâsıklar) ki, kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah'ın ziyaret edilip hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır. Bakara Sûresi 27.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
2 Bakara 64 Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Eğer sizin üzerinizde Allah'ın ihsanı ve rahmeti olmasaydı, muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz. Bakara Sûresi 64.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
3 Bakara 102 Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı. Lâkin şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Hârut ile Mârut isimli iki meleğe indirileni öğretiyorlardı. Halbuki o iki melek, herkese: Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın yanlış inanıp da kâfir olmayasınız, demeden hiç kimseye (sihir ilmini) öğretmezlerdi. Onlar, o iki melekden, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa büyücüler, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler. Sihri satın alanların (ona inanıp para verenlerin) ahiretten nasibi olmadığını çok iyi bilmektedirler. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu anlasalardı! Bakara Sûresi 102.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
4 Bakara 121 Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler (den bazısı) onu, hakkını gözeterek okurlar. Çünkü onlar, ona iman ederler. Onu inkâr edenlere gelince, işte gerçekten zarara uğrayanlar onlardır. Bakara Sûresi 121.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
5 Bakara 231 Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Fakat haksızlık ederek ve zarar vermek için onları nikâh altında tutmayın. Kim bunu yaparsa muhakkak kendine kötülük etmiş olur. Allah'ın âyetlerini eğlenceye almayın. Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini, (size verdiği hidayeti), size öğüt vermek üzere indirdiği Kitab'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'tan korkun. Bilesiniz ki Allah, her şeyi bilir. Bakara Sûresi 231.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
6 Bakara 233 Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi baba tarafına aittir. Bir insan ancak gücü yettiğinden sorumlu tutulur. Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu yüzünden zarara uğratılmamalıdır. Onun benzeri (nafaka temini) vâris üzerine de gerekir. Eğer ana ve baba birbiriyle görüşerek ve karşılıklı anlaşarak çocuğu memeden kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı (süt anne tutup) emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuzu iyilikle teslim etmeniz şartıyla, üzerinize günah yoktur. Allah'tan korkun. Bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı görür. Bakara Sûresi 233.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
7 Bakara 282 Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın. Bir kâtip onu aranızda adaletle yazsın. Hiçbir kâtip Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın; (her şeyi olduğu gibi) yazsın. Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın, Rabbinden korksun ve borcunu asla eksik yazdırmasın. Şayet borçlu sefih veya aklı zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise, velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek bulunamazsa rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için- iki kadın (olsun). Çağırıldıkları vakit şahitler gelmemezlik etmesin. Büyük veya küçük, vâdesine kadar hiçbir şeyi yazmaktan sakın üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah nezdinde daha adaletli, şehadet için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. Ancak aranızda yapıp bitirdiğiniz peşin bir ticaret olursa, bu durum farklıdır. Bu durumda onu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. (Genellikle) alış-veriş yaptığınızda şahit tutun. Ne yazan, ne de şahit zarara uğratılsın. Eğer bunu yaparsanız (zarar verirseniz) şüphe yok ki bu, sizin yoldan çıkmanız demektir. Allah'tan korkun. Allah size gerekli olanı öğretiyor. Allah her şeyi bilmektedir. Bakara Sûresi 282.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
8 Âl-i İmrân 111 Onlar (ehl-i kitap) size, incitmekten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez. Âl-i İmrân Sûresi 111.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
9 Âl-i İmrân 120 Size bir iyilik dokunsa, bu onları tasalandırır; başınıza bir musibet gelse, buna da sevinirler. Eğer sabreder ve korunursanız, onların hilesi size hiçbir zarar vermez. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır. Âl-i İmrân Sûresi 120.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız
10 Âl-i İmrân 144 Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır. Âl-i İmrân Sûresi 144.Âyet ve devamını okumak için tıklayınız


S A Y F A  : 1 / 7

 1  2 3 4 5 6 7
Çerçeveyi Daralt - GenişletÇerçeveyi Daralt - Genişlet

Ana Sayfaya Dönüş    Arama Sonucu Meallere Dönüş    Bir Önceki Sayfaya Dönüş
  English Site
[ Ana Sayfa ]   [ oku ]   [ karsilastir ]   [ izle ]   [ e-kitap ]   [ istatistikler ]   [ ziyaretci defteri ]   [ siteyle ilgili iletisim ]
[ esma-ul husna ]   [ hadis-i serifler ]


Tasarım & Yayınlama :   Ünal Tabak
1998 - 2013 © KORPUT İnternet Bilişim Danışmanlık ve İnsan Kaynakları Ltd. Şti. || Bize Ulaşın